Siteyi en iyi şekilde kullanabilmek için " Google Chrome " tercihimizdir. Kullandığımız kodlar, gifler ve diğer görsel materyaller Explorer'i kasmaktadır. Bu nedenle en iyi, hızlı ve kesintisiz biçimde Chrome sağlamaktadır.

* Salvio Hexia RPG



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tiffany Shelley Nuitari

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Tiffany Shelley Nuitari
Şarkıcı
Şarkıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 13
Galleon : 14
Hogwarts'a Geliş Tarihi : 19/12/10
Yaş : 24
Nerden : Sakarya*Ayık OL Hafız !!!

MesajKonu: Tiffany Shelley Nuitari   Salı Ara. 21, 2010 7:37 pm

Deniz kenarında oturmuş evini ve nefret ettiği işini düşünüyordu. Her şeyi gizlemek, bir sır perdesinin arkasında yaşamak çok zor geliyordu Tiffany'ye. Artık bir son olmalıydı ve yeni bir başlangıç. Muggle dünyasında daha ne kadar Muggle gibi yaşayabilirdi ki? Büyü dünyasının çekiciliğini özlemişti. Her şeyden de önemlisi tutkuyla aşık olduğu bir adam vardı artık. Leonardo hayatına girdiğinden bu yana geçmişini silip atmıştı neredeyse. Geriye kalan bir kaç kırık hatıradan başka bir şey yoktu. Engin maviliğin dalgalarla boğuşmasını izlerken yüzünde acıyan bir gülümseme vardı. Kendiyle dalga geçiyor kocasına acıyordu. Micheal'ın evlenme teklifini kabul ederken ne kadar da saftı. Şimdi onu satıp giden kardeşi için tüm sihir dünyasından bir anda vazgeçmişti. Muggle dünyasında bir Muggle gibi yaşamak hem kardeşi Alicia için harika bir fırsat olacak hem de Shelley için kocasıyla huzurlu bir hayat oluşturacaktı. Micheal'ı büyü dünyasıyla tanıştırmanın bir gereğini görmemiş ve kendini Muggle olarak tanıtmıştı. Aklı çok karışıktı. Her şey karmakarışık bir şekilde geliyordu gözlerinin önüne. Evliliğinin harika gidişatı ve bir anda Tiffany'nin başka bir adama aşık oluşu. Leonardo ile tanıştıklarında evliliğinin en güzel günlerini yaşıyordu. Zaman içerisinde Leo ile aralarındaki bağ güçlenmiş evliliği ise giderek mutsuz bir hal almıştı. İstemese de Leonardo’ya aşık olmuştu işte. Onunla yaşamak, büyü dünyasına geri dönmek istiyordu. Düşüncelerden sıyrılmak istercesine başını sağa sola salladı ve saatine baktı. Eğer hemen kalkıp cisimlenmezse geç kalacaktı. Etrafa bir göz attı ve kimsenin olmadığını görünce cisimlendi. Leo ile buluşacakları yere gelmişti. Her zamanki söğüt ağacının altına doğru yürüdü ve onun gölgesine sığındı. Her zaman olduğu gibi içini bir heyecan kaplamıştı. Onu deli gibi özlemişti. Tekrar saatine bakarken tanıdık ve sıcak bir ses onun ismini fısıldadı.
"She..!"
Bu sesin kime ait olduğunu biliyordu. Heyecanla arkasına döndü ve sevgilisinin büyüleyici gözleriyle karşılaştı. Uzun boyu, her zaman çok kısa olan saçları ve yeşil gözleri… Hep olduğu gibi tüm mükemmelliğiyle karşısında duruyordu işte. Buna daha fazla dayanamadı ve boynuna atladı. Ancak heyecanı geçtikten sonra biraz da kızarcasına söylenmeyi ihmal etmedi.
“Leo! Geç kal…”
Ancak sevgilisi konuşmasını bitirmesine fırsat vermeden She’nin dudaklarına bir öpücük kondurmuştu bile. Özür sözcüklerine gerek yoktu artık. Yüzünde her zamanki şirin gülümsemesi ile ona baktı ve tekrar ağacın köklerinden birine oturdu. Tebessüm çok fazla kalamadı yüzünde. Artık mutlu olamadığını Leonardo’ya söylemek istiyordu. Ancak aklına bir çözüm yolu da gelmiyordu. Tekrar düşüncelere dalmış yanında oturan sevgilisini unutmuştu Tiffany. Kocasını aldatıyor olmanın verdiği vicdan azabı ve kendine haksızlık ettiğine dair düşünceler arasında boğulup gitmek onun için artık çok kolaydı. Artık bir seçim yapması gerekiyordu. Mike yada Leo…? Hangisiyle kalması daha iyi olacaktı? Biliyordu taraflardan biri mutlaka üzülecekti ama zaten canı çok yanan Milena kimi seçerse daha mutlu olacaktı? Bunun cevabı açıktı Leonardo ile kalması hem büyü dünyasına tekrar kavuşması hem de daha mutlu olması demekti. Peki ya Michael? She gidince o ne yapacaktı? Yıkılırdı kendini toplaması çok uzun zaman alırdı ancak bir yerden bir şeylerin kopması şarttı.
Leonardo, geldiğinden bu yana sessiz kalan Shelley’nin iyi olmadığını fark etmişti. Bunun nedenini çözmek için uğraştı biraz. Ancak bir neden bulamıyor merakı da giderek artıyordu. . Bu yüzden önce She’ye uzun uzun baktı ve sonra eliyle çenesini kaşıdı. Derin bir nefes aldı ve bu sırada She de ona döndü.
“She neyin var? Pek iyi görünmüyorsun.”
Biraz üzgün biraz da meraklı bir ses tonuydu bu. She’nin gözlerinin içindeki hüznü silmeye çalışarak dikti yeşil gözlerini sevgilisinin gözlerine. Shelley içinse artık konuşmanın zamanı gelmişti. Kaçmanın ya da susmanın bir anlamı yoktu. Mutlu olmayı Tiffany de hak ediyordu. Bunun için bir dakika önce verdiği karardan vazgeçmeden konuşması şarttı. Derin bir nefes aldı ve aklına gelen ilk sözcüklerden cümleleri kurmaya başladı.
“Aşkım, artık mutlu olamıyorum ben. Yani evet seni çok seviyorum ama Muggle gibi yaşamak senden ve büyü dünyasından uzak kalmak istemiyorum artık…”
Bir süre daha uzaklara daldı. İçindekileri dökmüştü ancak sözlerine devam etmesi gerekiyordu. Tekrar derin bir nefes aldı ve sessiz kalmayı seçen Leonardo konuşmadan sözlerine devam etti.
“Gidelim Leo! Gidelim buradan uzaklara, çok uzaklara. Ne işim ne de Michael umurumda bile değil. Ben seni istiyorum, aşkımı istiyorum. O yüzden gidelim buradan.”
Gözlerini sessiz kalan sevgilisinin gözlerine dikti. Leonardo’nun konuşmaya niyeti yok gibi duruyordu. Shelley ise arkasına yaslanarak tekrar uzaklara daldı. Neden sessizdi, neden hiçbir yorum yapmıyordu? Yoksa She ile yaşamak mı istemiyordu? Kafasını karıştıran bir çok soru vardı. Bunları düşünürken yüzü şekilden şekle giriyor, sinirleriyse bir hayli geriliyordu. Sonunda dayanamadı söylediklerinden pişman aynı zamanda da vazgeçmiş bir halde hızla yerinden kalktı. Sanki bu hareketini biliyormuşçasına aynı anda Leonardo da kalkmıştı ayağa. Tiffany bir şeyler söylemek için ağzını açacak oldu ancak Leo izin vermedi Tiffany’yi susturmak istercesine parmaklarını dudaklarının üzerine götürdü ve kendi konuştu.
“Bu gece burada bekliyor olacağım seni. Her şeyini bırak ve gel. İstediğin yere gideriz.”
Fısıltı halinde konuşmuştu Leonardo. Sözlerini bitirdi tekrar sevgilisinin dudaklarına bir öpücük kondurdu ve aniden cisimlenip gitti. Shelley ise şok olmuştu. Her şey tüm, tüm özlem o gece bitecekti. İstediği hayata kavuşmasına saatler kalmıştı. Sevinçle gözleri parladı. Bir an önce eve cisimlenip eşyalarını toplamak istiyordu. Etrafı kolaçan etti ve kendini bu son saatlerini geçireceği evine cisimledi. Buruk bir sevinçle bir sağa bir sola koşturuyor eşyalarını topluyordu. Yaptığı şey doğru muydu? Bilmiyordu, bildiği tek şey tekrar özgürlüğüne kavuşacak olmasıydı. Bavulunu hazırladığında ve kendi özel eşyalarını toplayıp kapının önündeki boşluğa koyduğunda saatler geçmişti. Micheal’ın gelmesineyse dakikalar vardı. Onunla yüz yüze konuşmak istiyordu ancak o kadar güçlü değildi. Bu yüzden bulduğu bir kağıda hızla bir şeyler yazmaya başladı. Bu bir veda aynı zamanda da özür mektubuydu. İçindeki tüm fırtınayı anlattı ancak ne Leonardo’dan ne de büyü dünyasından bahsetmedi. Mike bu kadarını kaldıramazdı. Son kelimelerini de karaladıktan sonra kağıdı bir zarfa yerleştirdi ve buzdolabının üstüne yapıştırdı. Özlemeyeceğini düşündüğü evine son bir kez bakarak derin bir nefes aldı ve Leo ile buluşacakları yere söğüt ağacının altına cisimlendi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bendis Reneé Harvey
Muggle* Lütfen rütbe başvurusunda bulununuz.
avatar

Mesaj Sayısı : 13
Galleon : 18
Hogwarts'a Geliş Tarihi : 17/12/10
Yaş : 23
Nerden : Ankara.*

MesajKonu: Geri: Tiffany Shelley Nuitari   Salı Ara. 21, 2010 7:55 pm

Betimleme: 15P.
Anlatım: 20P.
Görünüm(renklendirme,boyut vs.):5P.
Yazım Kuralları: 17P.
Konu: 15P.

Toplam: 72 Puan.

Renklendirme kötüydü. Yazım hatalarınız vardı. Betimlemelerinizi biraz daha açabilirdiniz. Uzunluğu fena değildi ama mektup'ta yazdıklarını ve yıllar sonra ne olduğunu felan yazabilirdiniz. Orası size kalmıştı.

İyi Rp'ler.

_________________


Akşam olunca kızıla benziyo evlerin çatıları,
Ağaçlar yeşil bir efsane gibi
Suya düşüyo yapraklar,
Biraz ilerden küçük bir kız çocuğu geçiyo
Elinde oyuncağı varağlıyo,
Hıçkıra hıçkıra
Yaprakların üzerine,
Damla damla kan düşüyo
Rüzgarla birlikte savruluyo
Uzaklaşıp el sallıyo küçük kız gülümseyerek!
Oyuncağı hiç susmadan ağlıyo
Peşinden koşup yetişmeye çalışıyorum
Ama çok geç !
Yerde bir bez parçası buluyorum,
Üzerinde şöyle yazıyo:
Oyuncağını ben çaldım,
Onu artık arama...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tiffany Shelley Nuitari
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Role Play Kartı Oluşturma :: Role Play Game Perdesi :: Puan Belirleme-
Buraya geçin: