Siteyi en iyi şekilde kullanabilmek için " Google Chrome " tercihimizdir. Kullandığımız kodlar, gifler ve diğer görsel materyaller Explorer'i kasmaktadır. Bu nedenle en iyi, hızlı ve kesintisiz biçimde Chrome sağlamaktadır.

* Salvio Hexia RPG



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Küçüklüğün İntikamı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Bellatrix Morgan
Ölüm Yiyen
Ölüm Yiyen
avatar

Mesaj Sayısı : 13
Galleon : 19
Hogwarts'a Geliş Tarihi : 24/01/11
Yaş : 21
Nerden : Pc'min karşısından xD

MesajKonu: Küçüklüğün İntikamı   Salı Ocak 25, 2011 4:05 pm

Zaman ve mekan: Bilinmiyor, Hotel Manhattan
Kurgu: Bellatrix küçüklüğünden beri babasından intikam almak için yanıp tutuşuyordu. Önüne bu intikamı almak için bir fırsat serilmiştir.
Kişiler: Bellatrix Morgan


Bellatrix, Ölüm Yiyen Karargahı'ndan çıktığında çok mutluydu. En sonunda geçmişinin intikamını alabilecekti. Lord'u onlara mümkün olduğunca çok kişi öldürün demişti. Onlar da -Ölüm Yiyen'ler- bu görevi layığıyla yerine getireceklerdi.

Bellatrix'in tanımadığı bir Ölüm Yiyençıkarken ona "Büyük operasyona gelmiyor musun?" diye sormuştu. Bellatrix ise "Hayır, ben daha büyük bir operasyon peşindeyim." diyerek Ölüm Yiyen'in kafasını karıştıran bir cevap verdikten sonra küçüklüğünü geçirdiği o Malikane'ye buharlaşmıştı.

Bellatrix, eve girdikten sonra Malikanenin lüks salonun geçip doğruca babasının çalışma odasına girmişti. Zamanında titizlikle yaptığı gözlemler sonucunda babasının işlerini not aldığı bir ajanda olduğunu öğrenmişti. Babası evde değilse mutlaka bir iş seyahatinde olmalıydı. Bellatrix ajandayı arayacaktı ama aramasına gerek yoktu. Çünkü ajanda tam masanın üzerindeydi. Bellatrix, babasının aptal olduğunu biliyordu ama bu kadarını tahmin etmemişti. Zeka bakımından teyzesine çekmişti. Annesi de o kadar zeki değildi ama en azından babasından daha akıllıydı. Böyle önemli bir şeyi uluorta bir yerde bırakmazdı.

Bellatrix hemen bugünün tarihine geldi. Hiçbir şey yazmıyordu. O zaman babası daha önce ayrılmış olmalıydı. Sayfaları geriye çevirerk düne baktı.

Evet! Hotel Manhattan, 12 Nolu oda yazıyordu sayfada. Bir an babasının orada ne işi olduğunu düşündü. Orası bir Muggle oteliydi. Bellatrix, bunu daha fazla düşünmeden ajandayı eskisi gibi koydu. Gerçi koymasa da bir şey farketmezdi. Babası bir daha asla buraya dönemeyecekti. Bellatrix bu düşüncelerle küçük bir valiz hazırlayıp Hotel Manhattan'a cisimlendi. Gerçi o küçük valizi gösteriş olsun diye hazırlamıştı. Yoksa bir yere gideceği yoktu.

Hotal Manhattan tıklım tıklımdı. İçeriye nasıl gireceğini planlamıştı. Bellatrix hemen üzerine Hayalbozan Büyüsü yapıp asasını çekti. Sonra önünde en az sıra bulunan kasiyere yaklaştı.

"İmperio!" diye fısıldadı. Kasiyerin gözleri bir anda boş bakmaya başladı. Bellatrix üzerinde hayalbozanla tekrar kapının önüne gidip orada hayalbozanı kaldırdı.

Bellatrix, İmperius Laneti yaptığı kasiyerin sırasına geçti. Önünde en az sıra bulunan kasiyeri seçmişti.

En sonunda sıra ona geldi. Kasiyer "Adınız?" diye sordu.

"Bellatrix Grace."

Grace annesinin soyadıydı. Gerçi kasiyere İmperio yaptığı için bir şey olmazdı ama yine de riske girmeye değmezdi.

Kasiyer ona bir anahtar verdi. "Alın. Odanız 21 numara, 2. Kat."

Bellatrix teşekkür edip kasiyerin yanından uzaklaştı. Normalde kimlik falan da isterlerdi ama Bellatrix ona İmperius Laneti yaptığı için istememişlerdi. Bellatrix ikinci kata çıkarken bir yandan da odaların önünden geçiyordu. Babasını odasının önüne geldiğinde 1. kattaydı. Bellatrix sonraki odaların önünden geçmeden 2. kattaki 21 nolu odasına gelip kilidi çevirdi.

21 nolu oda oldukça lüks bir odaydı. Buna şaşırmamak gerekirdi. Hotel Manhattan'ın her odası lükstü. Bellatrix yatağa uzanıp gözlerini dinlendirmeye karar verdi. Ama gözlerini dinlendirirken uyuyakalmıştı.

* * *

Bellatrix gözlerini açtığında saat gecenin biriydi. Bellatrix bu kadar uzun süre uyuyakaldığı için kendine küfretti. Ya sabaha uyansaydı. Tam herkesin uyuduğu saatlerde uyandığı için şanslıydı.

Bellatrix asasını alıp odasından dışarıya çıktı. Koridor karanlıktı. Pencerelerden gelen ışığı saymazsan tabii. Bellatrix asasını önünde tutup "Lumos." dedi. Asası aydınlandığı için yolunu görebiliyordu artık. Bellatrix merdivenlere yöneldi. Şimdi merdivenlerden indiği için asasını daha aşağıda tutuyordu. En sonunda kazasız belasız merdivenlerden indi. Bu sefer Bellatrix asasını kaldırıp oda numaralarını hizasında tuttu. 10...11...12... 12!

"Alahomora!"

Kapının kilidi bir klik sesiyle döndü ve kapı hafifçe aralandı. Bellatrix kapıyı itip içeriye adım attı.

İçerisi neredeyse Bellatrix'in odası gibiydi. Oldukça geniş ve ferahtı. Babası kanepede uyuyakalmıştı. Bellatrix içinden kıkırdadı. Çok kolay olacaktı. Tereyağından kıl çekmek kadar kolay.

Bellatrix asasını babasına doğru uzatıp "Avada Kedavra!" dedi. Asadan fırlayan açık yeşil ışınlar Andrew Morgan'ın göğsüne siabet etmesiyle adam orada can verdi. Ve kimse de neler olduğunu fark etmemişti. Ama sabah buraya gelen hizmetçiler fark ederdi. Bellatrix kendini tutamadan bir kahkaha atıp odadan çıktı. Asasının ışığı hala yanıyordu.

Bellatrix hemen kendi odasına çıkıp eşyalarını toparladı. Gitme vakti gelmişti. Bellatrix yine kıkırdadı. Yarasa kadar kör Muggle'lar neler olduğunu ancak sabaha fark edeceklerdi ve hotelde bir soruşturma açılacaktı. Ve tabii ki cinayeti kimin işlediği bulunamayacaktı. Tabii ki öldürülenin büyücü toplumunun saygın bir üyesi olan Andrew Morgan olduğunu öğrenilince büyücü toplumu da karışacaktı işe.

Bellatrix bu düşüncelerle daha da fazla kahkaha atarken kimse onu duymadı. Hotelin kapısından çıkıp Malikanesi'ne cisimlendiğindeyse çoktan iş işten geçmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Küçüklüğün İntikamı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Dünyayı Gezelim :: Manhattan :: Hotel Manhattan-
Buraya geçin: