Siteyi en iyi şekilde kullanabilmek için " Google Chrome " tercihimizdir. Kullandığımız kodlar, gifler ve diğer görsel materyaller Explorer'i kasmaktadır. Bu nedenle en iyi, hızlı ve kesintisiz biçimde Chrome sağlamaktadır.

* Salvio Hexia RPG



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ^^C.J Firth^^

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Carlie Jane Firth
III. Sınıf Gryffindor
III. Sınıf Gryffindor
avatar

Mesaj Sayısı : 14
Galleon : 16
Hogwarts'a Geliş Tarihi : 28/12/10
Nerden : Sakarya** Adam ol Hafız!

MesajKonu: ^^C.J Firth^^   Perş. Ara. 30, 2010 8:03 pm

^^Başlangıç Ve Bitiş Bir Arada^^


Kardeşiyle birlikte odaya girmiş ve biraz sohbet etmişlerdi. Bu aralar babaları çok tedirgin görünüyordu. Yarım saatlik bir durum analizinden sonra Nerissa’nın kardeşi Alessa’nın uykusu gelmiş ve iki kardeş yataklarına yatmışlardı. Roxy’ ise her zamanki gibi uyku tutmamış ve o çok sevdiği korku romanlarından birini eline alıp okumaya başlamıştı. Saatler birbirini kovalamış ve Nerissa elinde kitabı, hayatında son defa huzurlu bir uykuya dalmıştı. Uyandığında hatırlayamayacağı bir rüya görüyordu. Tek hatırlayacağı biricik kardeşi Zena’nın da bu rüyada yer alacağıydı. Bu huzur veren güzel rüya Nerissa’nın uyurken gülümsemesine sebep olmuştu. Yüzünde tebessüm oluşurken korkunç bir çığlık tüm bu huzuru ve mutluluğu alıp götürmüştü.

Roxy gözlerini açtığında yatağındaydı. Üzerindeki örtüyü bir kenara attı ve ayağa kalktı. Alessa’ya baktı, o da uyanmıştı ve terlemiş görünüyordu. Nerissa’nın gözleri kardeşinin güzel gözleriyle buluştuğunda “Ne oluyor?” diye sordu Nerissa korkuyla. Zena ise bilmiyorum anlamında başını salladı ve iki kardeş merdivenlere doğru koşmaya başladılar. Aşağı indiklerinde siyah cüppeli, tanımadıkları, bir sürü ürkütücü adam; babalarını bir çember altına almışlardı. Kızların anlayamadıkları bir hızda konuşuyorlardı. Kardeşler yaklaşınca hepsi susup bir anda onlara baktılar ve aralarından biri onlara yöneldi. Diğerleri de öndeki adama uyunca babaları "Nerissa yukarı!” diye haykırdı. Bunun üzerine zaten çok korkmuş olan Roxy yukarı doğru koşmaya başladı. Arkasını dönüp baktığında anneleri Alessa’yı kolundan çekip koşmaya başlamıştı.

Nerissa evin en kuytu yerindeki küçük odaya daldı ve kendini oraya kilitledi. Yüzündeki dehşet ifadesi sanki hiç gitmemek üzere yerleşmişti. Duyduğu korku ise gittikçe artıyor ve vücudunun uyuşmasına sebep oluyordu. Merdivenlerden gelen sesleri duydu ve ne yaptığını bilmeden orada duran küçük dolabın içine girdi. Yaşadıkları bu olayın bir rüya olmasını diliyordu, okuduğu romanın etkisi…

Bir, iki ve üç gün… Artık evde birilerinin olduğuna dair bir tıkırtı yoktu. Nerissa’nın ise midesi kazınıyordu. Açlıktan ve susuzluktan kımıldayacak hali yoktu. Birkaç dakikalık uğraşın ardından içinde durduğu dolaptan ve sonra da odadan dışarı çıktı. Aşağıya indiğinde ev tam bir savaş alanıydı. Duvarlarda bir insanın gücünün yetemeyeceği derecede büyük hasarlar vardı. Tüm evi dolaştı, her köşeye baktı fakat; ailesinden bir iz yoktu. Mutfağa gitti. Bir şeyler yiyip bol miktarda su içti. Oturmuş ailesini düşünürken annesi ve kardeşinin ormanda olabileceği aklına geldi ve oturduğu yerden doğruca ormana koştu.

“Alessa! Anne! Neredesiniz? Anne benim Roxy! Alessa!”

Arıyor ormanın derinliklerine doğru koşuyordu. Gözyaşlarına sahip çıkamıyor bir yandan da ağlıyordu. Son kalan gücüyle olduğu yere çöktü ve bir nefeste kardeşinin adını haykırdı: “Alessa!” Son haykırıştan sonra karşısında kardeşini buldu. Önce ona koşarak sarıldı fakat bir tepki alamadı. Neler olduğunu kavrayabilmek çok zordu. Alessa… Nerissa’nın küçük kardeşi, biriciği çok soğuktu ve üç gün öncekinden çok daha güzeldi. Vahşi ve ürkütücü bir çekicilik… Roxy bunları düşünürken kardeşi yere yığıldı ve telaş içindeki genç kız yanında diz çöktü. Bu sırada Alessa’nın bir elini tutuyor ve yüzünü okşuyordu. Alessa hiç olmadığı kadar soğuktu.

“Canım! Ne oldu Tanrım çok kötü görünüyorsun. Hadi eve gidelim. Annem annem nerde? Yada babam? Annemi en son seninle koşarken gördüm söylesene nerde onlar?”

Art arda sorular sıralıyordu fakat Zena’nın Roxy’i duyduğu yoktu. Kardeşi bir anda doğruldu ve Nerissa’dan özür diledi. Nerissa neler olduğunu anlayamadan boynunda soğuk dudaklar ve sonunda dayanılmaz bir acı duydu. Damarları patlayacak gibi oluyor can yakıyordu. Bu dayanılmazdı. Kardeşinin ellerinden kurtulduğunu fark etti. Alessa sürekli bir şeyler söylüyordu fakat Nerissa’nın duyduğu acı sözcükleri anlamasını engelliyordu. “Zet! Agggrr Zet! Öldür beni bu bu dayanılmaz…” Kardeşine onu öldürmesi için yalvarıyor yalvarıyordu. Çektiği ıstırap hiçbir tarife uymuyordu…

Sonsuzluğa ulaşmanın bedeli kalp atışları ve bir yaratık olmaktı. Acı dolu üç günün sonunda kendini çok yorgun bitkin ve susamış hissediyordu… Gözlerini açtı. Etraf karanlık ve sessizdi. Neler olduğunu anlayamıyordu. Son hatırladığı Alessa ile konuşmaya çalışmasıydı. Bir an derin bir nefes aldı ve bu sırada rüzgar esti. Nerissa başını çevirdiğinde annesinin bedeni cansız ve ruhsuz yatıyordu. Büyük bir hızla cansız bedenin yanına gitti ve diz çöktü. Bu olanlara inanamıyordu. Annesi gitmişti. Sonsuza dek onu kaybetmişti Roxy… İçinde büyük bir intikam arzusu oluştu ve ürkütücü bir şarkı mırıldanırmışçasına birkaç sözcük döküldü dudaklarından…

“Bunu yapanlar ödeyecekler…”

Birkaç dakika boyunca annesinin baş ucunda bir heykel gibi diz çöktü. Ne olduğunu, neye dönüştüğünü okuduğu ve herzaman çok sevdiği korku romanlarından biliyordu. Bir yaratıktı artık hemde en yırtıcı en tehlikeli varlık. Bunu onlara neden yapmışlardı ki? Biricik kardeşi ve annesi bunları hak etmiyordu. Nerissa yaşadıklarını sindermeye çalışıyor başaramıyordu. Bir anda aklına Alessa geldi acaba neredeydi. Arkasını döndü ve kardeşini yerde kıpırtısız bir şekilde otururken buldu. Yavaşça yanına yaklaştı ve karşısına oturdu. Sevecen bir gülümsemeyi yüzüne yerleştirmeye çalışarak konuştu.
"Alessa iyi misin?"


...***...


Nerissa çok üzgündü. Bir yaratık olmayı kabullenemiyordu. Hayır bunu asla da kabullenemiyecekti. Ve onu bu hale getiren Alessa'nın hiçbir suçu yoktu. Onun neler hissettiğini anlayabiliyordu Roxy. Nasıl bir susuzluk çektiğini şu anda çok iyi biliyordu. Nerissa'nın hala gözlerinin açık olması bile bir mucizeydi. Bir yeni doğan bunu nasıl başarmıştı ki? İşte gerçek sevgi buydu. Kardeşlik bağı birbirine bağımlılık bunun çok büyük bir örneğiydi. Yüzünde hüzünlü bir tebessüm belirdi. Alessa'nın gözlerindeki acıyı görebiliyordu ve kardeşinden bir fısıltı halinde döküldü sözcükler. Alessa'nın duyduğu ızdırap katlanılmazdı kardeşinin ağaçları fırlatmasını ve sinirini çıkartmasını izledi biraz sakinleşmesi iyi olacaktı fakat kızın yaptıkları bir işe yaramadı hala sakin değildi. Roxy de oturduğu yerden kalktı ve kardeşinin yanına gitti, o da diz çöktü. İpeksi elleriyle kardeşini iki omzundan kavradı ve sarstı. Biraz hüzünlü ve biraz da kızgın bir ses tonuyla konuştu.
"Alessa Zena Grimstone hemen kendine gel. Bunu isteyerek yapmadığını biliyorum. Sen çıldırdın mı ha? Hala gözlerimin açık olması bile bir mucize! Şimdi kendini suçlamayı kes ve kendine eziyet etmeyi bırak."
Sesi herzamanki otoriter haliyle çıkmıştı. Zena kandine gelmeliydi. Bu durumda hiçbir suçunun olmadığını bilmeli ve kendine eziyet etmeyi kesinlikle bırakmalıydı. Roxy derin bir nefes aldı ve tekrar oturdu, ayakta duracak hali ve gücü yoktu kendini çok kötü hissediyordu. Çimenlerin üzeinde bağdaş kurdu ve delici bakışlarını kardeşine dikti. Onunda oturmasını bekliyordu ve bu sırada dayanamadı ve gözlerini kapattı...


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jared Adrian Harvey
Ölüm Yiyen Lordu & Admin
Ölüm Yiyen Lordu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 74
Galleon : 145
Hogwarts'a Geliş Tarihi : 18/12/10

MesajKonu: Geri: ^^C.J Firth^^   Perş. Ara. 30, 2010 8:26 pm

Betimleme: 15
Anlatım: 15
Görünüm(renklendirme,boyut vs.): 15
Yazım Kuralları: 15
Konu: 16

= 76
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
^^C.J Firth^^
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Role Play Kartı Oluşturma :: Role Play Game Perdesi :: Puan Belirleme-
Buraya geçin: